Kurtuluş Savaşı'na, oğlu ve kardeşiyle birlikte milis gücü kurarak katılan “Kara Fatma”, Batı Cephesi'nde savaştı; dört kez yaralandı. Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yapİzmir'in işgalinin ardından, Anadolu'nun pek çok kentinde art arda yerel kadın müdafaa dernekleri kurulur. Anadolu kadını, savaşan askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için örgütlenir; günlerce yol alarak, cepheye silah ve cephane taşır.
Savaşın ilk yılında, ondan fazla “Müdafaa-i Hukuk”çu kadın derneği, direnişe katılmak için harekete geçmişti bile.
5 Kasım 1919'da Sivas'ta kurulan “Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti” bunlardan en hızlı örgütleneni oldu. Sivas Valisi Reşit Paşa'nın eşi Melek Hanım ve arkadaşları tarafından kurulan bu dernek kısa süre içinde Amasya, Kayseri, Niğde, Erzincan, Burdur, Pınarhisar, Konya, Denizli, Kastamonu ve Kangal'da şubeler açtı.
Milli Mücadele'ye lojistik destek vermenin dışında, savaşa doğrudan katılan kadın¬lar da oldu. Erzurumlu “Kara Fatma” da bu kadın savaşçılardan biriydi. Ancak “Kara Fatma” sadece kendisi direnişe katılmakla kalmamış, çete kurarak Batı Anadolu'da ciddi bir milis gücü oluşturmuştu.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapAsıl adı Fatma Seher olan “Kara Fatma” 1888, Erzurum doğumluydu. Subay olan eşi Derviş Bey ile önce Balkan Savaşı'na ardından da Birinci Dünya Savaşı'na katılmıştı. Mondros Mütarekesi'nden sonra eşinin şehit olduğu haberini alan Kara Fatma, Anadolu'da Milli Mücadele hareketinin başladığını duyunca, Kongre günlerinde Sivas'a gitti.
Amacı, Mustafa Kemal'le görüşerek Bursa-İzmit çevresinde bir çete oluşturmak için izin almaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa ile ilk görüşmeyi yapmak Kara Fatma için çok zor oldu. Fakat o, sonunda Mustafa Kemal'den yazılı bir talimat almayı başardı.
Kara Fatma, Mustafa Kemal'den aldığı talimat üzerine İstanbul'a giderek, Topkapılı Pire Mehmet ve Laz Tahsin ile birlikte, 15 kişilik bir çete kurdu. Köylü kıyafetine girerek trenle İzmit'e giden Kara Fatma ve çetesi, köylerde yaptıkları propaganda ile sayılarını artırarak toplam 96 kişilik bir müfreze oluşturdular.
“Kara Fatma Müfrezesi” kısa süre içinde İzmit'in Bahçecik, Servetiye, Kaynarca ve Fındıktepe civarını Yunan birliklerinden temizledi. Bu başarılarla Kara Fatma Müfrezesi'nin gücü 480 kişiyi buldu. I. ve II. İnönü savaşlarında ön cephede yer alan Kara Fatma, Sakarya Savaşı'nda İznik, Kumlu, Alaşehir ve Sivrihisar cephelerinde Yunan ordusunun artçı birliklerine karşı büyük başarı kazandı. Bu başarısı ona “çavuş” rütbesinin verilmesini sağladı.
Büyük Taarruz sırasında, Afyon'un Sürmeli Köyü'ndeki, Yunan Karakolu'na saldırdığı sırada esir düşen Kara Fatma, 19 gün süren esaretini şöyle anlatır:
"Beni yakaladıktan sonra sorgu için cephe gerisine götürdüler. Burada türlü işkencelerle geçen günlerde, istedikleri bilgiyi alamayınca beni başkumandanları Trikopis'in yanına götürdüler. Trikopis beni görür görmez, “Sen?. Kara Fatma!..” diye hayretle seslendi. Meğer bunlar Kara Fatma'yı devasa bir şey tahayyül ediyorlarmış. Beni bir yere kapayıp başıma nöbetçi diktiler. Birkaç gün sonra nöbetçinin sarhoş olmasından faydalanıp elindeki silahı alarak kaçmaya muvaffak oldum." Düşmanın elinden kurtularak birliğine dönme başarısı, Kara Fatma'ya “üsteğmen” rütbesini getirir. Savaşın ardından kamuoyunun “bir halk kahramanı” olarak tanıdığı Kara Fatma sonraki yıllarda unutulur. Yaşlılığını büyük maddi sıkıntı içinde geçiren Kara Fatma, Meclis kendisine maaş bağladıktan bir yıl sonra, 1955'te Erzurum'da yaşa¬ma veda eder.
Mustafa Kemal’le Görüşme Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap "Mustafa Kemal'in huzuruna çıkabilmek için, farklı kıyafetlere girerek, üç günlük bir mücadele verdikten sonra, Sivas'ta öğle yemeği ne davetli bulunduğu yerde yakaladım onu... Derhal peçemi kaldırdım ve isteğimi bildirdim.
Mustafa Kemal bana adımı, silah kullanmayı ve ata binmeyi bilip bilmediğimi sordu. Cevaplarımdan çok memnun kaldı ve “Bütün kadınlar senin gibi olsaydı Kara Fatma... Verdiğim talimatı unutma, bir an evvel İstanbul'a git, hazırlan ve işe başla' dedi." Kansu Şarman – Popüler Tarih / 38.Sayı – Ekim 2003